Bu teknoloji, iki farklı doğal kaynağı aynı anda kullanır:
1. Yüksek irtifa rüzgârları
2. Atmosferin doğal elektrik alanı (ionosfer–yer potansiyeli)
İşte detaylı açıklaması:
1) Araçlar: Uçurtma drone’lar (Airborne Wind Turbines)
Genelde 300–600 metre arası irtifalara çıkarlar.
Özellikleri:
Kanat gibi uçan, bağlı kablolu drone’lar
Kablonun içinde elektrik iletimi yapan teller bulunur
Rüzgâr gücünü türbin döndürerek elektriğe çevirir
Sürekli daireler çizerek maksimum itki üretir
Çok hafiftir, kule yoktur → maliyet %70 daha düşük
Atmosfer Elektrik Alanından Ek Enerji Alma
Bu kısım işin geleceğe dönük ve çığır açan kısmıdır.
Atmosfer ile yer arasında sürekli bir voltaj farkı vardır:
Ortalama elektrik potansiyeli: +300.000 volt
Bu fark, yüksek irtifaya çıkan kabloda doğal olarak bir akım akışı oluşturur
Drone’un kablosu bir nevi “elektrik anteni” gibi davranır
Drone sistemi bu doğal akımı:
Doğrultuyor
Düzenliyor
Bataryalara veya yere gönderiyor
Sonuç:
✔ Rüzgârdan elektrik
✔ Atmosferden ek elektrik
İkisi birleşince verimlilik katlanır.
3) Bu hibrit sistemin avantajları
✔ Rüzgârdan %200’e kadar daha fazla üretim
Yüksek atmosfer rüzgârları sürekli ve güçlüdür. Dünya yüzeyinden 3–5 kat daha verimlidir.
✔ Elektrik alanı sayesinde ek gelir
Sadece rüzgârla değil, doğal elektrostatikle de çalışır.
Yüksek Atmosfer Rüzgâr + Elektrik Zinciri Hibrit Sistemi (Hybrid Aerial Energy System)

Hayal Postası
Bu yazar hakkında henüz bilgi bulunmuyor.
