Psikolojik Açıdan: İnsan Zihninde Yaşar
Psikolojiye göre insanın gerçek yaşam alanı zihnidir.
Olaylardan çok olaylara verdiğimiz anlamlar bizi etkiler.
Aynı şehirde iki insan yaşar; biri cehennemi yaşar, biri cenneti.
Çünkü dünya dışarıda değil, içeride kurulur.
Travma yaşayan biri için dünya tehditkâr olabilir.
Güvende hisseden biri için dünya keşfedilecek bir yer olabilir.
Yani insan:
Anılarında
İnançlarında
Korkularında
Hayallerinde yaşar
Zihin değişirse, yaşanan dünya da değişir.
Sosyolojik Açıdan: İnsan İlişkilerinde Yaşar
Sosyoloji der ki: İnsan tek başına bir varlık değildir.
Biz:
Aile içinde
Kültür içinde
Toplum içinde
Dil içinde yaşarız
Kimliğimiz başkalarıyla şekillenir.
Örneğin:
“Anne” olunca başka bir kimliğe geçersin.
“Öğretmen” olunca başka bir rol başlar.
Yani insan:
Başkalarının gözünde, beklentilerinde ve ilişkiler ağında yaşar.
Toplum olmadan “ben” eksik kalır.
Felsefi Açıdan: İnsan Anlamda Yaşar
Filozoflara göre insan sadece biyolojik bir varlık değildir.
Aristoteles
İnsanı “politik hayvan” olarak tanımlar. Yani toplum içinde var olur.
Martin Heidegger
İnsanı “dünyaya fırlatılmış varlık” olarak tanımlar.
İnsan, varlığını sorguladığı yerde yaşar.
Jean-Paul Sartre
“İnsan kendini seçtikleriyle yaratır” der.
Yani insan seçimlerinde yaşar.
Derin Cevap
İnsan:
Bedeniyle dünyada
Zihniyle anlamda
Kalbiyle ilişkilerde
Ruhu ile umut ve korkularında yaşar
Ve en önemlisi…
İnsan hikâyesinde yaşar.
Kendine anlattığın hikâye değişirse, yaşadığın yer de değişir.

Hayal Postası
Bu yazar hakkında henüz bilgi bulunmuyor.
