Kartal yumurtadan çıkar,
küçük, zayıf, güçsüz olur.
Lakin Tengri ona gökleri yazmıştır.
Yavru kartal uçar olmayı bilmez.
Nice kez düşer, nice kez yere iner.
Fakat her düşüş ona bilgi olur,
her acı ona güç olur.
Ana kartaldan avlanmayı öğrenir,
yahut kendi sınaması ile bilir olur.
Yalnız yumuşak rüzgârda değil,
karanlık fırtınada da kanat çırpar.
Kartal ki yüksek yerleri sever.
Yer dar gelir ona, gök geniş olur.
Avı görse gözü keskin olur,
hedefine doğru doğrudan varır,
geri dönmez, tereddüt etmez.
Kartal nesli tek eş üzere olur.
Bir ömür bir eş ile yürür.
Yavrularını birlikte büyütür,
göğün düzenini böyle korur.
Ey insan oğlu!
Sen de kartal gibi yaratıldın.
Topraktan zayıf doğarsın,
lakin içinde göğe çıkan kut vardır.
Bil ki düşmeyen uçmayı öğrenmez,
acı görmeyen güç bulmaz.
Mücadele eden kişi bilge olur,
deneyim ile yolunu bulur.
Hedefini bilen kişi yolda kalmaz.
Zirve, sadece taş ve kar değildir;
iradenin sınandığı yerdir.
Aile, insan için kutlu sığınaktır.
Fırtına geldiğinde koruyan çadır gibidir.
Ve insan, kartal gibi olur:
Düşer, kalkar, yeniden yürür.
Hata eder, fakat ondan bilgi alır.
Kendini yeniler, göğe yeniden yönelir.
Bilge söz budur:
“Düşen kişi yükselmeyi öğrenir,
yükselen kişi göğü tanır.”

Hayal Postası
Bu yazar hakkında henüz bilgi bulunmuyor.
